Kategori: (Futbol) Yazan: ahmetihsan, 12-10-2008

Fatih Terim'in Gençliği
Yeni bi şey değil bu. Adam geldi geleli yaptıklarıyla, ettikleriyle, sövdükleriyle, kovduklarıyla, kovmaktan beter ettikleriyle, burnundan kıl aldırmaz tavırlarıyla, haddinden fazla faşizan tavırlarıyla, beceriksizliğiyle; kibirinden, afralarından, tafralarından, ipe sapa gelmez açıklamalarından bıktırdı artık. Yeter etti gari.
En son bosna maçından sonra taraftara sövmüş. Yok efendim bir sürü ay yıldızlı penye dağıtılmış, kimse giymemişmiş. En büyük takım milli takımmış, gerisi fasa fisoymuş. Lan herkes senin gibi faşist mi? Üç kuruşluk kıytırık penyeyi niye giysin adamlar?
Ya bana söyleyin lütfen ya, bir tek örnek gösterin ya hangi milli takım teknik direktörü basın toplantısında ülkesinin bayrağını üzerinde taşıyan penye giydi bu güne kadar? Tamam giy lanet olsun bişey demiyorum, da millete niye dikte ediyosun bunu? Giymeyen giymez sana ne. Bir sürü paraya bilet alıyo senin rezil rüsva takımını seyretmek için o taraftar… Devamını oku »
Kategori: (Medya) Yazan: ahmetihsan, 25-09-2008
Türk spor basınının büyük ismi, polemiklerden düşmeyen insan, usta gazeteci Kazım Kanat bugün vefat etti.
Geçtiğimiz günlerde fenalaşarak hastaneye kaldırılan Sabah Gazetesi’nın usta kalemi Kazım Kanat, yoğun bakımda solunum desteği ve antibiyotik tedavisi görüyordu. Uzun süredir kanser hastalığı ile de mücadele eden Kanat, bugün sabah saatlerinde hayata gözlerini yumdu. Türk spor basınının duayenlerinden 26 Eylül Cuma günü İstanbul’da toprağa verilecek.
Ne futbol yorumlarına katılırdım, ne de kişisel olarak bende sempati uyandırıyordu. Lakin “ölüm” denilince tartışmalar, polemikler, kırgınlıklar, kızgınlıklar falan hepsi boş… Bülent Arınç haklı, “ölüm Allah’ın emri, bu gerçeği de hiçbirimizin unutmaması gerekiyor”
Kategori: (TV-Dizi) Yazan: ahmetihsan, 24-09-2008
TV dünyasının en büyük ödülleri olan “Emmy Ödülleri” sahiplerini buldu. Meğer ne çok dizi varmış, insan kendini kaptırınca izle izle bitiremiyor. Gerek fazla vakit kaybına neden olmamak, gerekse başkalarının hayatını izlemek yerine kendi hayatımızdan lezzet almak için tasvip etmiyoruz tabi oturun deli gibi dizi izleyin diye. Lakin takip ettiklerinin ödül alması sevindiriyor insanı anlatılamayan nedenlerden ötürü. “Kaliteli bir izleyiciyim” havası mı atıyor karşıdakine anlamadım. Şahsen Prison Break ve Lost izlemek kafi geliyor bana. Neyse ödüller aşağıdaki gibi. Hatta adaylar da var orda. Kırmızı puntoyla yazılanlarsa ödülü kazananlar.
Devamını oku »
Kategori: (Genel) Yazan: ahmetihsan, 19-09-2008
Efenim malumunuz yeni eğitim öğretim yılımız başladı, bilemedin başlayacak. Universitede okuyan milyonlarca gençten kimimiz “e artık bu sene bitecek insallah”, kimimizse “ohoo daha seneler var, ben bi sene daha ense yapayim” diyecek. Her gencin yeni sezondan farklı beklentileri, umutları, heyecanları, planları falanı filanı var. E öyle de olmalı, hepimiz hayatı farklı yaşıyoruz. Lakin öyle bir ortak noktamız var ki canlar, kayıtsız kalamıyoruz: Parasızlık… Devamını oku »
Kategori: (Medya) Yazan: ahmetihsan, 17-09-2008
Sabah Gazetesi, Çalık Grubu’nun eline geçti geçeli yaptığı transferlerle eski ve güçlü günlerine dönüyor yavaş yavaş. Önce hiciv ve ayar ustası Engin Ardıç (kendisiyle ilgili ayrı bir yazı yazacağım), birikim timsali Mehmet Barlas ve Nazlı Ilıcak transferleri; şimdi de hayata dair yakaladığı ince nüanslarıyla, sanat, siyaset, futbol üzerine özgün yorumlarıyla ve kendine özgü üslubuyla Haşmet Babaoğlu transferi…
Salı günü hariç olmak üzere (çünkü Pazartesi akşamı 90 dakika programı kendisinin uzun vaktini alıyormuş) haftada altı gün yazacak olan Haşmet’in altı yıl aradan sonra Sabah’a dönüşü Hıncal Uluç ve Engin Ardıç tarafından da sevinçle karşılandı. (CM’de olsaydı “satisfied veya suprised by Engin & Hıncal” yazardı “news” kısmında.) Devamını oku »
Kategori: (İnternet-Teknoloji) Yazan: ahmetihsan, 15-09-2008
Nette dolanırken ilginç atraksiyonlarla karşılaşıyoruz. Bir tanesi de bu: Sambacı isminiz…
Eğer Brezilyalı bir futbolcu olsaydınız adınız ne olurdu? Aşağıda vereceğim linke tıklayıp Forname kısmına adınızı, Surname kısmına da soyadınızı yazıp Brezilya’lı isminizi öğrenebilirsiniz. Hatta forma numaranızı bile kendiniz belirleyin. Ne kolaylık di mi? Topçu oldunuz çıktınız. Benimki resimde gördüğünüz üzere KAYITO çıktı… Devamını oku »
Kategori: (Kitap) Yazan: ahmetihsan, 25-08-2008
Pek yakın geçmişte Zaman Gazetesi’nde Türkiye’nin iki büyük fikir adamı Atilla Yayla ve Etyen Mahçupyan gazete köşelerini aşan bir polemiğe dalmışlardı. Fikri tartışmaların pek bi kısır olduğu ülkemizde bu iki aydının liberalizm ve demokratlık üzerine yaptığı bu entelektüel tartışma büyük yankı uyandırdı ve hatta Liberte Yayınevi tarafından kitaplaştırıldı. Polemiği gazeteden takip edemeyen ve kitabı gördüğümde “Liberalizmi anladık da demokratlık ne ola” diye derin düşüncelere dalan ben kitaptan büyük keyif almakla kalmayıp, fikri dünyamı zenginleştirecek derinlikte bilgiler edindim. Şöyle ki;
Etyen Mahçupyan, liberalizmin kendinden menkul bir etik düsturu oluşturamadığını, liberalizmin “her tür değer ve baskının etkisinden uzak seküler birey” anlayışının olabildiğine toplumsallaşmış birey düsturunun geçerli olduğu post-modern çağda işlevini yitirdiğini, kendinden olmayanı “ötekileştirdiğini”, dolayısıyla toplum sorunlarına etkin çözümler getiremediğini savunmaktadır. Kaçınılmaz toplumsallaşmanın insanların karşılıklı olarak birbirlerini anlamalarını, katılımı, iknayı ve dolayısıyla karşıdakinin kutsalına saygı göstermeyi gerektirdiğini; bu değerlerin de “demokratlık”ta bir araya geldiğini söylüyor. Devamını oku »
Kategori: (Medya) Yazan: ahmetihsan, 25-08-2008
Bir süredir Hürriyet Gazetesi’nin TV’lerde boy gösteren “Hürriyet hakkımızdır” reklamıyla karşılaşıyor ve Hürriyet’in ismiyle çelişen yayın politikasını hatırıma getiriyorum da gülmekle ağlamak arasında bir halet-i ruhiyeye kaptırıyorum kendimi. “Hürriyet Treni” şebelekliği de hakeza…
Her ikisinin de aynı yıl ortaya çıkmış olması haricinde hiçbir ortak özelliği bulunmayan, dahası tamamen zıt kutuplarda bulunan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile Hürriyet Gazetesi’nin 60. yıldönümleri dolayısıyla çekilmiş bu reklamlar. İnsan hakları ile Hürriyet arasında bulunan bu minik benzerlikten yola çıkarak Hürriyet’in birey hak ve özgürlüklerine ne kadar saygılı olduğu gibi bir etki bırakmak amacındalar heralde. Asıl amaç aylarca Türkiye gündeminde ilk sırayı işgal eden lakin ulusalcı cenahın diğer mensupları gibi “Ergenekon yalanı, ABD’nin planı” tantanasından ileriye gidememiş olmalarının kaybettirdiği prestiji tazelemek.
Devamını oku »